Kolajen Nedir ve Neden Azalır?
Kolajen, vücudumuzda en çok bulunan proteindir. Cildimizi gergin tutan, kemikleri birbirine bağlayan ve kıkırdakların sağlamlığını sağlayan bir iskelet gibidir. 25 yaşından itibaren vücudumuzun doğal kolajen üretimi her yıl %1-2 oranında azalmaya başlar. Güneş ışınları, sigara kullanımı ve rafine şeker tüketimi bu yıkımı daha da hızlandırır ve sonuç: Sarkmış bir cilt ve gıcırdayan eklemler.
Kolajen Tipleri Arasındaki Farklar
Vücudumuzda farklı kolajen tipleri bulunur. İhtiyacınıza göre doğru tipi seçmelisiniz:
- Tip 1 ve Tip 3 Kolajen: Daha çok cilt güzelliği, saç ve tırnak sağlığı için kullanılır. Cilt elastikiyetini artırır ve ince kırışıklıkları doldurur. (Genelde sığır veya balık kaynaklıdır).
- Tip 2 Kolajen: Daha çok eklem sağlığı ve kıkırdak sorunları (osteoartrit) için kullanılır. Genellikle tavuk kıkırdağından elde edilir.
Bilim Ne Diyor? İşe Yarıyor mu?
Eskiden ağız yoluyla alınan kolajenin midede parçalanıp etkisini kaybettiği düşünülüyordu. Ancak günümüzde eczanelerde satılan kolajenler "Hidrolize (Peptit)" formdadır. Yani devasa protein molekülü çok küçük parçalara ayrılarak bağırsaklardan kana geçecek boyuta getirilmiştir. Klinik çalışmalar, hidrolize kolajenin (özellikle en az 8-12 hafta düzenli kullanıldığında) cilt nemini ve eklem hareketliliğini bariz şekilde artırdığını kanıtlamıştır.
Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Dalton Miktarı: Kolajenin molekül ağırlığı 2000-3000 dalton arasında olmalıdır (Daha kolay emilmesi için).
- Günlük Doz: Cilt için günlük 5.000 mg ile 10.000 mg arası, eklemler için ise Tip 2 kolajen dozajları prospektüsünde belirtildiği gibi alınmalıdır.
- C Vitamini Şartı: Vücudun kolajeni sentezleyip bağ dokusuna yerleştirebilmesi için C vitamini zorunludur. Aldığınız takviyenin içinde C vitamini olduğundan emin olun veya yanında portakal suyu için.
"Sıvı formdaki kolajenlerin emilimi tabletlere göre daha hızlıdır. Yatmadan önce aç karnına alınması, gece gerçekleşen hücresel onarım sürecine destek olduğu için önerilmektedir."






